Hacamat Nedir?

Hacamat kısaca deri altında birikmiş, vücutta hastalıklara neden olan toksik kanın vakumlanarak dışarı alınması işlemidir. “Hacamat Nedir?” Hacamat, Rasulallah ( S.A.V ) Efendimizin şiddetle tavsiye buyurduğu ve bizzat kendilerinin de uyguladığı sünnet olan çok önemli bir tedavi metodudur.

Hacamatı yapan uzman kişiye de “Haccam” denmektedir.

(HACCAM: Hacamat eden, kan alan kişidir.)

Eski Mısırlılara dayandırılan kadim tıp yöntemlerinden birisi olan hacamatın pek çok rahatsızlığa iyi geldiği de söylenmektedir.

Hacamat Nedir?

Hacamat Nedir?

Hacamat İslam ülkelerinde çok yaygın olmakla birlikte Avrupa ülkeleri dâhil tüm dünyada uygulanan bir tedavi metodudur. Geleneksel olarak boynuzla yapılan hacamat, günümüzde cam kupalar veya vakum setleri yardımıyla yapılmaktadır. Çizme işlemi ise genelde jilet yardımı ile yapılmaktadır. Kullanılan tüm malzemenin, tek kullanımlık olmasına da çok dikkat edilmelidir.

5000 yıl öncesine dayanan bir çeşit akupunktur yöntemi olan hacamat, derinin bir neşter yardımıyla çizilip ağzı geniş bir bardak, kavanoz veya şişe ile oluşturulan emme gücüyle kanın çekilmesi şeklinde yapılır. Geleneksel olarak Ağrı, sızı veya hastalık olan organa yakın yerlere yapılır.

Deri altında birikmiş olan kan, kan özelliğini yitirmiş koyu renkli pelte kıvamındadır ve bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkileyerek birçok hastalığa kapı aralamaktadır.

Hacamat ağrısız, acısız, yatak istirahatsiz, iş gücü kaybı olmadan tatbik olunan bir tedavi metodu olup, hastalıklardan korunmanın ve sağlıklı yaşamanın en kolay yoludur.

‘Hacamat’ kelimesi Arapça ’emmek, normal formuna getirmek’ anlamlarını taşır. Hacamat uygun zaman dilimlerinde belli aralıklarla usulüne uygun olarak yapılırsa, vücudun dışarıya atamadığı ağır metaller, toksinler, serbest radikaller, kullanılan ilaçların ve hormonlu gıdaların vücutta bıraktığı kalıntılar emilerek bedenimizin normal formuna gelmesi sağlanmış olur.

Hacamat hakkında da pek çok da hadisi şerifi bulunmaktadır. Bunlardan bir kaçını paylaşmak gerekirse eğer:

Müslim: İbnu Abbas der ki: “Resulullah (sav) Mi`rac gecesinde, hangi melek cemaatine rastladıysa; “hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” derlerdi.”

Buhari: Hz. Peygamber (s.a.s) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır.)

İbn Mace: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır. Hâfız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir. Artık kim hacamat olmak isterse Allah’ın ismini anarak perşembe günü hacamat olsun.”

Daha fazla bilgi için www.hacamatci.xyz sitesini ziyaret ediniz.